Öyle durgun sabaha yakın bir vakitte, şehir tutuştu gözlerimde. Aslanlar ve zebralar tek düzlükte sevişti, kimse kimseyi öldürmedi. Afrika Afrika olalı böyle barış böyle seviş görmedi. Seni gördüm ya bu durgun kuşluk öncesinde. Uyuyordu herkes, sen ve ben uyanıktık, dünyayı zulümden kurtardık. Senin haberin olmadı koca dünya, koca insanlık, sarmaş dolaş sevişti rüyalarında. Toplar tüfekler raflara kaldırıldı, ateşin yükseldiği yerlerde kimsenin canı yanmadı, ısındılar tüm gece. Şiddet bitti, savaşlar unutuldu, gözbebeklerimden sana bir sevda yükseldi. Ceylanlar rahata erdi. Biliyor musun, yunuslar ve ahtapotlar koyun koyuna yüzdü.
Öyle durgun sabaha yakın bir saatti, yanımdaydın. Özensiz topladığın saçlarını, kekeme sözlerini, dikkatsiz bakışlarını… Hepsini birden ciğerime monteledim. Bir mıh gibi gözlerimdesin hâlâ.
Koca şehirler yıkıldı, yemyeşil doğaya kavuştuk senden sonra. Denizleri sevdik ve açıldık, ne güzelmiş mercanları. Midye ve istiridyeler huzur buldu. Herkes, her şey, hepsi birden seni beklemişler; bir anlığına sevindik, dünya güldü.
Ben seni gördüm gözümün bebeğinde bu durgun sabaha yaklaşan vakitte. Tüm dünya gülerken ağladım, ağladım sabah geldiğinde.